İSTANBUL

İSTANBUL TARİHİ YERLERİ

Awesome Image

Sultanahmet Camii

İstanbul’un tarihi yarımadası olarak adlandırılan Fatih ilçesinin hem yerli hem de yabancı turistlerce en gözde ve popüler semtlerinden birisi olan Sultanahmet, tarihi dokusu, mimarisi, kültür ve sanat etkinlikleri, alışveriş ve eğlence merkezleri ve canlı sokakları ile İstanbul’a gelen ziyaretçilerin şüphesiz en çok gittiği ve İstanbul’un en çok gezilen semti konumunda.

Aynı zamanda popüler bir buluşma noktası. Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetim ve yaşam merkezi olan ve adını da Sultan I.Ahmet’ten alan Sultanahmet, aynı zamanda İstanbul’un tarihi kalbi ve merkezi olarak da adlandırılabilir. Sultanamhet, aynı zamanda yedi tepe İstanbul’un birinci tepesi konumunda.

Awesome Image

Ayasofya Camii

Fetihten sonra şehrin en büyük mâbedi olan Hagia Sophia Kilisesi Fâtih tarafından Ayasofya adıyla fethin sembolü olarak camiye çevrilmiş ve ilk cuma namazı da burada kılınmıştı. Bu sebeple daha sonra fethedilen diğer şehirlerdeki kiliseler camiye çevrildiklerinde en büyüğünün Ayasofya adıyla anılması âdeta bir gelenek haline gelmiştir.

Bunlardan bazıları daha kilise halindeyken bu adla anıldıkları halde, bir kısmı da halk tarafından fethe işaret olarak sonradan yakıştırılmış, böylece hepsi Ayasofya Camii olarak anılmıştır. Bazan da İlkçağ’dan kalma bir harabe veya ören yerine Ayasofya denilmiştir.

Awesome Image

Kapalı Çarşı

İstanbul’un Fatih tarafından alınmasıyla birlikte, yeni baştan tanımlanan İmparatorluk, birçok yeni kurumu da ortaya çıkartmak zorundaydı. Çünkü artık dönemin em önemli şehirlerinden birisi, yeni bir kimliğin yaratılmasında kaynak rolü oynayacaktı. Özellikle ekonomik yönden yapılması gereken işlerin başında, “ürün” düşüncesinin en geniş anlamıyla tanımlanması gerekiyordu.

Diğer yandan, herhangi bir şeyi “korumak” ve geliştirmek için, onun üstünü “örtmek ve korumak” gerekmiştir. İşte Kapalıçarşı’nın “üstünün örtülmesi” hiç kuşkusuz böyle büyük bir projenin hayata geçirilmesi amacıyla yapılmıştı. Eğer içinde gerçekten korunması gereken bir şey yaşatılmayacaksa, bu büyüklükte bir organizasyona ve yatırıma niçin gidilmiş olsun?